“Aşkımız Aksaray’ın En Büyük Yangını” Oyunu izlenimlerim

aksarayyangini

Bu sezon, uzuuun bir ara verdiğim tiyatro izleyicisi görevime geri dönüyorum hayırlısıyla. Özel tiyatrolar kendilerine göre haklı sebepleriyle epeyce pahalı. Çareyi kendimi devletin kollarına atmakta buldum!

Hakan Çimenser’in yönettiği Yağmur Durduğunda oyununa bilet aldım. Merakla beklediğim bir oyundu ama Cevahir Sahnesi’ne vardığımda, her zamanki bahtsızlığımla karşı karşıya kaldım. “Malesef oyuncularımızdan biri rahatsızlandı o sebeple, bir başka oyun var bu akşam, isterseniz iade edebilirsiniz.” E, o kadar yol geldikten sonra geri de dönmek olmaz dedim ve “Aşkımız Aksaray’ın En Büyük Yangınıydı” oyununu seyretmek üzere salona geçtim.

Bu arada, “halk tiyatroya gitmiyor, kimse oyun seyretmiyor herkes televizyona gömüldü” deyip durur ya özellikle sanatçılar. Hayır efendim kim söylüyor ki bunu? En merkezi yerden en ücra köşedekine kadar salonlar tıklım tıklım İstanbul’da.

O bir yana, bir de burayı sinema zannedip yiyeceğini içeceğini haşır haşır ettirerek oyun zevkimizi baltalayanlar var. Ve bir de iletişim çağının yılmaz takipçileri. Oyun devam ederken 2 dakikada bir birinin telefonunun ışığı gözümüzü aldı sürekli.

Neyse. Oyun başladı.

askimizaksaray

Apar topar girdiğimiz için araştırma fırsatı da bulamamıştım konusunu. Zira pek de araştıracak bir şey yoktu. “Sonunu söylemeyeyim heyecanı kaçmasın” denecek bi durum yoksa da spoiler içerir.

Efendim Osmanlı zamanında yaşı geçkin ama güzel bir cariye olan Mahitap, Harem’den emekli olup Aksaray’da bir konağa yerleşiyor eşyalar şahane, kadın asil görünümlü olduğundan mahallede dedikodular başlıyor. Artin efendi bir yakışıklı müzisyen adam. Firuz bey de işi gücü yokmuş gibi  zavallı Artin’e aşk mektupları yazdırarak kadının aklını çelmesini sağlıyor,  Baş göz oluyorlar. Sonracığıma mahallenin kahvesinde “nerede o eski yangınlar” diye sızlanıp oturan, boş zamanlarında da şarkı söyleyip dans eden tulumbacılar da, bu Artin’i nedense istihdam etmek istiyorlar. Olmayınca küsüyorlar falan. Artin’se saray müzisyeni olma çabasında…. Olaylar gelişiyor…

Ben oldum olası “serim düğüm çözüm”ü sevmişimdir. Lisede edebiyat dersinde dururlardı bu konunun üstünde. Ne oluyor, kim ne yaptı, olaylar birbirine bağlandı mı, herkesin hikayesi sonuçlandı mı… Filmde de tiyatroda da kitapta da ben ancak böyle tatmin oluyorum.

Okuduğum kadarıyla Güngör Dilmen’in yazdığı bu oyun seneler önce Adana Devlet Tiyatrosunda sahnelenmiş ve çok beğenilmiş. Fakat İstanbul’da farklı bir uyarlamayla oynandığı yazıyor. Sanırım yönetmenin yorumu gerçekten fark yaratıyor.

Son olarak oyunu sırtlayan bir kaç oyuncuyu anmadan geçmek olmaz.

Güzelliği ve zarafetiyle Demet İyigün,

nurhanimİlk kez izlediğim Turan Günay da Artin rolünde çok başarılı. Gözlerini belertmesi, ses tonuyla oynamasıyla beni en çok güldüren tatlı bir oyuncu.Son olarak da Bohçacı kadın rolünde Ayşe Tunaboylu ve Macit Sonkan da kemik oyunculardı. Güzel vakit geçirilebilecek bir oyun ama büyük beklentilerle gidilmezse iyi olur tabii.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s