Reklam Pazarlama Zirvesi’13

eskimolarabuzsatarim

Boş vaktim oldukça işinde başarılı olmuş insanları dinlemek üzere bu tip zirvelere katılıyorum. Özellikle İstanbul Üniversitesi İşletme Kulübü çok aktif bu konuda. sürekli bir organizasyon yapma vakti bulan çocuklar, şaşırtıcı.

Açılış konuşmasını ve ilk konuşmanın bir kısmını malesef kaçırdım. Çünkü onlarca sabah içerisinden bir sabah, ben dakikalık hesaplarla ucu ucuna yetişmeyi planlarken metrobüse gittiğimde tır çarptığını öğrendim. Bütün trafik felç olmuştu.

Neyse, apar topar Çalık Holding toplantı salonuna girdiğimde Vodafone pazarlamadan Bilge Çiftçi ve Esra Okuş konuşuyordu. Daha çok pazarlama nedir üzerine konuştular. Ve son 3-4 yıllık vodafone reklam kampanyalarından bazı reklamlar izledik.

Her zaman merak etmişimdir acaba Turkcell aniden “Harlem Shake” ya da “Gangnam Style” moda oldu diye mi o reklamları bir gecede prodüksiyonuyla, ekibiyle, tekniğiyle hazır eder? ya da reklamı yapılacak bir projesini kenarda tutar da youtube’a fenomen olacak bir şarkı ya da olay mı bekler patlatmak için… Tabii bunun cevabını henüz alamadım.

Neyse, önce Şafak Sezer’li “kırmızı” reklamları, sonrasında da BKM oyuncularının ipince esprileriyle bezenen vodafone reklamları. Rekabet çok keskinleşmişti, birbirimize düşmüştük, birbirimizin açıklarını kullanıyorduk, sonra gelen anket ve istatistik sonuçlarıyla müşterileri hatırladık,onların güvenini tekrar kazanmak zor oldu ve sadede gelelim; artık biz de yüzdedoksansekiz çekiyoruz, dediler kısaca.

Ve bence yine en eğlenceli kısım olan interaktif pazarlama ve dijital reklamcılık bölümü geldi. Dijital Youth ajansından Erhan Adsan, beni çocukluk-ergenlik zamanlarıma götürdü.

erhanadsan

Eğlenceli sohbetini fotoğraflarla, daha güncel, eğlenceli bir sunumla taçlandırdı kendileri.Zannediyorum o da bizim nesilden. 90’lardan itibaren iletişimimizdeki gelişmeyi kendisiyle beraber hatırladım yeniden.

İşte okul zamanlarımızın omuz genişliğindeki cep(!) telefonu.

erikson

Sonra tabii 146 muhabbeti.internete ilk giriş çabaları. cırrr vjjj grrrçççç diye bağlanırdı bu, eve gelen çılgın faturayı elimize alır, her ay sonu babayla yüzleşirdik.

ixir reklamı.. o kadar eskimiş ve eskimişim ki…

http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/2274/banu-alkan039-li-ixir-reklami

Ve nedense benim hatırlamadığım atari reklamı. “evinize koşun atariyle coşun” sözlerine sahip, sloganı “şimdi sokaklar bomboş” olan reklamda, çocukları evlere tıkmakla övünüyor amcalar.

MIRC, ICQ MSN, yonja derken neyse ki sosyal medyamız şimdi beğenmediğimiz facebook, twitter noktasına kadar geldi. 

Ve viraller. Daha önce izlemediğim bir kaç güpgüzel viral video

Nivea’nın bu viralinde yer almak isterdim…

Bundaysa zannediyorum anında Kezban Hatemi’ye dava açtırırım.

Ve heineken birası içenlere, markanın seksi teşekkürü… şahane ablalar 1 milyon heineken müşterisine sımsıkı sarılıyor.

Bütün bunları Türkiye’de yapsalar başlarına neler gelir acaba?

Sıra Alaaddin’e geldi.

birolozcanliBirol başgan da sanki kendinden öncekiler pazarlamadan bahsetmeyi unutmuş gibi farzedip, anaokulu seviyesinde örneklemeleriyle “pazarlama nedir” sunumunu yaptı. Fena mı oldu? Benim gibi pazarlamanın p’sinden anlamayan ve sıkıcı bulanlar için iyi oldu ama zannediyorum kendisine süresi bildirilmiş olmasına rağmen fazladan 1 değil 5 değil en az 15 slayt hazırlamış.

Bitmedi arkadaş!

Resmen üniversitede almadığım kadar ders gördüm orda… Tabii ki süresizlikten soruları alamadı kendisi.

Bu arada naçizane eleştirimi de yapmadan duramayacağım. Sevgili işletme kulübü, keşke böyle sıkış tıkış saniye saniye keskin bi program yapmak yerine konuşmacı sayısını azaltmalı ya da 2 güne bölmeliydi mevzuyu. Aslında herkesin anlatacak daha çok şeyi ve cevaplayacak sorusu çıkardı eminim.

Yine Coffee Break’te sponsor Arbella’nın üzerinde dumanı tüten standının önünde kuyruk vardı.

Zannediyorum en çok beklenen bölüm buydu. GS Store, Fenerium  ve Kartal Yuvası zincirlerinin Genel müdürleri geldi. Nurettin Kantarelli, Aydın Kirman ve Harun Özdemir iyi adamlar hoş adamlar ama bir Beşiktaş’lı olsam da objektif olarak şunu söylemeden geçemeyeceğim, en çok önemseyerek gelen yine Kartal Yuvası’ndan Harun beydi. Diğer ikisi, kaaveye bi uğrayayım da geleyim düşüncesiyle evden çıkmış gibi (eski kot pantolon vs) özensizken Harun bey çok şık takımı ve kravatıyla jantiliğini ortaya koydu.

Bu arada panel sırasında êskimolarabuzsatarim hashtagiyle bişeyler yazmamızı istediler. Bazı tweetler gayet edepli, oturaklı insanlar tarafından yazılmışken (çook eğlenceli zekice tweetler de döndü arkada) bazıları her zamanki gibi kantarın topuzunu ayarlayamadılar.

“iphone şarjı olan var mı?”

“piston aşağı indi”

“Nurettin beyin göbeğinin üzerindeki düğme isyan ediyor patlamak üzere keh keh”

“siz şikeci değilsiniz de nesiniz lağn”

seviye giderek düştü anlayacağınız ve organizasyondaki çocuk her nasıl bildiyse salonun en arkasına gidip hadsizlerden  birine atarlandı. Sonra projeksiyonu kapattılar zaten.

Ve her takımdan 3er tane forma hediye edilerek bu bölüm de bitti.

Giderek mola vakitleri azaltıldı, sıkış tıkış programdan dolayı ve Simay Alsan’ın bölümü başladı.

Sağolsun o da pazarlama nedir ne değildir kısmına girmeden örneklemelerine geçti, eskiden yeniye bir BMW geçişi izledik. Tabii ki nostaljik olanların gönlümde yeri ayrı olduğundan burada yeniden hatırlamak istediklerim şunlar

caavohiryx1 nostalgiabmw tarihibmw

Ve tabii 2013e doğru über gelişmiş, efendime söyleyeyim yakıtı da en az yakan arabayı üretmişler.

dundenbugunebmw

Süre sıkıntısı nedeniyle Simay hanımın da lafını ağzına tıkadıktan sonra Profilo Pazarlama Müdürü Bahriye Bayraklı Tavukçuoğlu geldi ve Simayhanımın süreyi aşmasına da inceden dokundurarak  konuşmasına başladı. Tabii profilonun annelerle ilgili çektiği reklamlar hepimizi gülümsetti.

Kulağım beni yanıltmadıysa Asuman Dabak’ın sesiyle devleşmiş bi reklam

Ve zamanında beni çok güldürmüş olan bu reklam, yine bütün salonu güldürdüyse demek ki gerçekten iyi iş çıkarmışlar, Anne niçin bana baktın öyle reklamı…

Son olarak, bir teyze dikkatimi çekti bu zirvede. Ben kızını oğlunu falan getirip bıraktı zannettim 50’lerinde bi ev teyzesi, çıkardı ajandasını, sonuna kadar notunu tuttu, bi de sorular yöneltti konuşmacılara. Kimdi hala çok merak ediyorum. Bilen varsa yazsın bana!

Özetle yine yararlı bir etkinlik düzenlemişti İstanbul Üniversitesi.  Bizden sonraki nesil gerçekten çok acaip,  çoğunluğu oluşturan şımarık ergenlikten çıkamamış üniversiteliler,mezuniyetten sonra  meydanı boş buldukları anda, iki katı yaşındaki adamların göbek üstü düğmeleriyle eğlenecek, yersiz zamansız şike geyiği çevirecek kadar gereksiz işlerle uğraşmaya devam ederken. Fakat çok aktif, çok olgun, tam bir yetişkin gibi davranıp bu tip aktivitelerde yer alanlar zannediyorum okulları biter bitmez güzel bir kariyere adım atacaklar diye umuyorum.

Son olarak google’da 2012’de en çok neler aranmış videosunu da izlememek kayıp olurdu. Ben yeni izledim o da ayrı.

http://www.akilli.tv/video/2012-Yilinda-Googleda-En-Cok-Arananlar_670488

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s