Seyr-i Yorum : “Geçtim Ama Tiyatrodan”

14123270721970588561-b

Bu sezon pasımı silmek için devlet tiyatrosundan bir oyunla başlangıç yapmayı tercih ettim. Aslında oyunla alakalı pek fikrim yoktu ama boş koltuk bulabildiğim en yakın tiyatro Cevahir sahnesi olduğundan bu oyunu tercih ettim. İyi ki de etmişim.. Son yıllarda izlediğim en iyi oyunlardan biri olmasının yanı sıra, çocukluğumdan aşina olduğum seslerin sahiplerini; Şahin Çelik ve Selçuk Kıpçak’ı sahnede izleyebilmek de beni ayrıca mutlu etti.

1412938693898371471-b

“Yeton Neziray’ın kaleme aldığı, Senem Cevher’in çevirisini yaptığı oyun, Kosova devlet Tiyatrosu’nda geçmektedir. Uzun zamandır Devlet Tiyatrosu’nda çalışan ve maaşlarını alamayan tiyatro sanatçılarına Spor Bakanı Sekreteri tarafından bir emrivaki teklif gelir. Başbakanlık, Kosova’nın bağımsızlığını ilan edeceği tarihte sanatçıların bir gösteri yapmalarını ister. Ancak bağımsızlık günü belli değildir. Dahası başbakanlık genelgesinde konu sınırlaması/ sansür getirmiştir. Bu süreçte tiyatrodaki oyuncular, yapım için çalışmaya başlarlar. Ancak karşılarında devlet bürokrasi, rüşvet, çıkarcılık ve sahtekârlık vardır. ” size neyi hatırlattı? Durun durun söylemeyin… Gerçekten bu oyunun tüm sezon izlenmesini istiyorum hazır gözden kaçmışken.  Bu arada konstantre olup replikleri kaçırmamaya bakın. Bir kaç cümlede bir yakalayabileceğiniz göndermeler müthiş! Oyunun orijinali bile bu kadar eğlenceli değildir gibi geliyor bana.

Kısaca; orantısız zekayla yazılmış ve uyarlanmış bir metinle karşı karşıyayız. Oyunculuklar beni benden aldı… Aklımda kalan tek sözü “Yüreğim ediyor cıs” olan şarkı çok sevimliydi, Rejisinden yazanına, oynayanına, ışıklarından, dekoruna, kostümüne, müziklerde emeği geçenlere kadar herkesin eline sağlık.

Reklamlar