Antidepresanlarla Düzeyli İlişkilerim

nasilnevrotikhanimoldum

Bir farmakologdan daha uzağa koşabilir miyim bilmiyorum ama antidepresanlar konusunda fahri doktora sahibi olacak kadar kullanmışlığım var. Şaka bir yana sadece profesyonel bir danışanım sadece; teşhisler her zevke hitap eden cinsten; depresif nevroz, major depresyon, obsesif kompülsif bozukluk, panik atak…

Bu rengârenk, sevimli yasal uyuşturucularla ilişkim 5-6 yıl önce başladı. Denedim, yaşadım, bıraktım, yenisiyle tanıştım, “ilişki tıkandı,  ara verelim” dedim, devam ettim, geçen sene ise tamamen terk ettim. Bir kaçıyla ilgili başımdan geçenleri ve etkilerini paylaşmak istedim.

1213089438prozac0226

Ondan sadece mutluluk istemiştim – Prozac

Prozac “mutluluk hapı” olarak geçer, duymuşsunuzdur.Bu yüzden hala trendy bir antidepresan. Hem hapı, hem şurubu bulunmakta. Aldığım eczane çalışanı (eczacı demeye dilim varmadı) “aay sana da mı prozac tavsite ettileer, biz dün Gülnihal’le denedik gül gül öldük burda vallaa!” diye övgüler eşliğinde bana verdi. Bir kaç hafta denedim, bende bir etki göstermedi. Üstelik de kadınlar kulübünde, ekşisözlükte şurda burda yorumlara bakıp “ulan millet uçuyor, kafalardan kafalara  koşuyor bende niye bişey olmuyor” diye daha da ümitsizleşip  bunalıma girdim.

Zedprex_20mg_Kapsul

Aklımı aldı ama güven sorunum vardı- Zedprex

Üniversitedeyken yine devlet hastanesinde bir psikiyatriste gittim. Yine notlar alındı, yine ilaç yazıldı, bu kez Zedprex. Bunu da 3 hafta gibi bir dönem kullanıp  yarım bıraktığımdan dolayı yorum yapmam ne kadar doğru olur bilemem ama oda arkadaşımın hakkımdaki yorumunu paylaşmak isterim; Sana noldu, kafan basmıyor?

Neden bunu söyledi derseniz, Esenler Otogar’da yan yana iki otobüsten sağdakine bagajımı verip soldakine bindim, bir güzel yerime yerleştim, dışarıdan ağzı açık bana bakan arkadaşıma da “Eee hadi binsene” diye işaret ettim. Vizelere az kala yaşadığım bu olaydan sonra, sınavlardaki halim ne olur diye düşününce güvenemedim ve Zedprex’le vedalaştım.

seroquel

Tek Gecelik ilişkim; çarpıcıydı ama bağlanmaktan korktum – Seroquel

Zedprex’i kullandığım dönemlerdi sanırım, Yanıma ilacımı almadığım bir gün başka yerde kalmam gerekti. Saçma bir tavsiyeyle antidepresanıma ara vermemek adına Seroquel aldım. Ne kadar zaman geçti bilmiyorum, sıçrayarak uyandığımda sandalyeden yana doğru kaymış, 90 derecelik açıyla duruyordum. Yere düşmeme 1 saniye kalmıştı! Ordan nasıl kalktım, eve nasıl geldim son gücümle bilmiyorum; “Bana bişey oldu ben yatıyhsszzZZZ” diye kendimi ilk bulduğum kanepeye bıraktım.

5 saat uyumuşum… Çok da dinç uyamadığımı söylememe gerek yok herhalde. Ancak çok büyük bir acı, bir sinir krizi falan geçirmedikten sonra Seroquel’i bir daha kullanacağımı zannetmiyorum.

wds_cipralex20mg28tabİlk uzun süreli ilişkim- Cipralex

İyi hatırlıyorum, sıkıntılı bir iş dönemiydi. Mutsuzdum, stresliydim, ne yapacağımı bilmez halde Gayrettepe’den Mecidiyeköy’e doğru yürürken meydanda birden durdum. Kafamın içerisinde bir ses: “eve gidemiycem…” Ve bu ses bana ait değil. Nefesim hızlandı, sırtımdan ter boşanır gibi oldu, iş çıkışı hızla her yöne koşturan koyu takım elbiseli insanlar sağımdan solumdan geçerken onları böcekmiş gibi hayal ettim… “Metrobüse binemiycem, çok kalabalık… Kaldım burda”  Yine o ses! Durum 1 dakika kadar sürdü, ertesi gün çalıştığım yere dünya tatlısı bir psikolog geldi, Reyhan Algül. Dedim ki size bir şey sorma istiyorum, sadece bir olay anlatacağım bana aklımı kaçırmış mıyım onu söyleyin yeter!” Reyhan hanımla tanışmam ve bir buçuk yıl boyunca danışanı olmam bu şekilde oldu. Psikiyatristimse  bana Cipralex reçetesi yazdı. 20 mg kullandım 2 yıl kadar.  Evet gevşetti, sakinleştirdi ama çok uyuttu, hafızamda yakın dönem anılarım bile hala flu.

Bu arada psikiyatristimle sadece 3 kez görüştüm çünkü iyi dinlenmediğimi düşündüm. Bir de bana yazdığı konsantrasyon arttırıcı başka bir ilacı nöroloğa yazdırmak için gittiğimde “bu ilaç cipralexle kötü etkileşime girebilir, yazamam” dediği için tamamen bıraktım. Doğru bir karar mıydı, tartışılır.

Sonrasında kendi kendime ilacı yarıma, çeyreğe düşürüp bir kaç ayda bırakmam gereken ilacı 3 haftada bünyemden saf dışı edince yaşadığım şey, yoksunluk krizinden halliceydi. Geceleri olmayan sesler duydum, uyuyamadım, ensemden elektroşok yemiş gibi oldum, terler boşanıyor zannederken buz gibiydim vesaire.. Neyse ki atlattım.

Şimdi problemlerimi tamamen geride mi bıraktım? Yoo..  Ama yolumu değiştirdim. Kendimi legal ya da illegal olarak uyuşturmadan, zaman zaman koçluk yardımı alıyorum, psikolojiyle ilgili elime geçen her şeyi okumaya çalışıyorum. Yoga ve pilates yapıyorum (zaman zaman üşengeçliğime yenilip kocaman aralar versem de :)

Son olarak Antidepresan kullanıcılarına subjektif bir değerlendirme yapmak isterim. O ilaçları kullandığın sürece dünyayı gerçekliğin dışında görüyorsun. Ve her ilacın getirisi olduğu kadar götürüsü de var, sonuçta hiç biri doğal değil kimyasal. O yüzden özellikle benim gibi sinir ve obsesyon sahibi idiysen, eskiden sinirlendiğin ama ilaçtan sonra sinirlenmediğin durumlara bakış açında ne fark var? Ne düşünerek sakinleşebiliyorsun, ya da üzülüp ağlama krizlerine girerken ilaçtan sonra neden ağlamadın, sakin karşıladın? Kendinizi nasıl teskin edebildin, onlara odakla, hatırla. Ancak böyle değişim yaşarsın.

Bir de bonus olarak, anlık çözüm önerim olacak;

toblerone-dark-3Valla geyik değil. Bir parça bitter çikolata sana kilo da aldırmaz, beyninden seratoninler vücuduna hücum etmeye başlar.  Üstelik nöronlarının da çikolataya ihtiyacı var!

Not: Burada yazılanlar tamamen kendi fikirlerimdir. Kimseye ilaç, tedavi tavsiye etmek gibi bir niyetim yoktur. Her ilacın her bünyeye etkisi yan etkisi farklıdır. Bununla ilgili çok fazla yorum geliyor, belirtmek isterim ki, bazı kamu sağlığı kuruluşlarının, üniversitelerin ve belediyelerin ücretsiz psikolog  ve psikiyatrist hizmeti var. Bulunduğunuz yerde mutlaka araştırın.

İkinci not: Bu posta cevap yazan kimyager bir okuyucunun mailinden bazı şeyler aktarmalıyım; Kullandığım ve bahsi geçen ilaçların hepsinin ana maddesi aynı imiş. Bunun yerine kendisinin tavsiyesi şu olmuş; Solgar’ın 5HTP isimli kapsüllerini bir süre kullandıktan sonra kendinizi mutlu hissetmiyorsanız seratoninle bir probleminiz yok demektir, bu halde yapılması gereken diğer hormon seviyelerinin kapsamlı kontrolü olacaktır. Ayrıca sporun da depresyona çok iyi geldiğini söyledi. Kendisine teşekkürlerimle beraber paylaşmak istedim…

Reklamlar

“Kişisel Gelişim Çok Güzel, Gelsenize!”

Genetik olarak sinirli, takıntılı, aşırı hassas, ruhsal zemini kaygan-gittiğim psikologlardan birinin tabiriydi bu- kompleksli ve ezik bir teenage dönemi geçirdikten sonra hasarlı devam eden yıllarda epeyce psikolog ve psikiyatr kapısını aşındırdım. Ne doktorlar ne ilaçlar derdinize temelde çare olamıyor.

Afrika’daki açları düşünüp önüme sunulan nimetlerden memnuniyet duymayı başaramadım, ya da kanserli çocukları düşünüp hayatın çok güzel olduğunu hatırlamam gerektiğinde 1-2 günden uzun sürmedi. Hep suratsızdım, bulduğum her fırsatta hep şikayetlendim. Kötü nefesimle çevremdeki herkesi boğdum. Ta ki “e yeter bu halim” deyip sazı elime alıp kişisel gelişimle ilgilenmeye başlayana kadar.

Sana beni gerçekten etkilemiş olan bir video seçkisi yaptım, belki hepsini gördün, belki de bazılarına rastlamadın. O halde başlayalım.

İyimserlikte 108 yıllık mihenk taşı. Alice Herz. 

aaliceherz

Teyzemiz röportaj yapıldığı sıralarda 108yaşını sürüyor. Bir yahudi, bir anne, bir piyano virtuozu-ve 2006’da ölene kadar piyano çalmış- ikinci dünya savaşından da nasibini almış, oğluyla beraber toplama kampına gönderilmiş ve güçlü duruşundan mı, şansından mı bilinmez, holokosttan kurtulmuş. 25 yılını kanserle geçirmiş.

Alice Herz Sommer röportajını Türkçe alt yazılı olarak buradan izleyebilirsin.

Pesimistlere Tokat gibi; Nick Vujicic

nnick-vujicic

Nick Vujicic. Bu güpgüzel gözlü, şahane gülüşlü adam, doğuştan kolsuz bacaksız ama ölümüne mutlu! Gülben Ergen gibi “magazinci görünce porselen dişlerini çıkaran” değil, yanlış olmasın. Samimi mutlulardan. Ve hayat dolu. Bize nispet yapar gibi.

Kısaca bi göz atmak isteyen varsa Nick’in hayata bakış açısı şöyle

Daha uzun ama etkileyici olanı, vaktin varsa Türkçe altyazılı olarak bunu izlemeni tavsiye ederim.

Ve şimdi de bu harika adam evlenmiş. Meraklısına, mutluluk pozları burada

Harika (mı) Çocuk Steve Jobs; Aç Kal, Budala Kal

sssteve-jobs

Apple’ın kurucusu Steve Jobs’ın biyografisini okuduğumda adama olan sempatim nerdeyse yok olmuştu. Apple’ın kurucusu, imac, ipod, itunes’un yaratıcısı olarak bilinen Jobs aslında sırtına basarak geçtiği insanların ismini anmayan bir patron olarak akıllarda kalmış. Bu küçük dedikodudan sonra her şeye rağmen beni benden alan bu konuşmasını bu bölüme koymadan olmazdı.

Kadife Sesli Kişisel Gelişimci Nil Gün ve Bedenin Bilgeliği 

nnilgun

Artık finale yaklaşıyoruz. Hep ecnebilerden gidecek halimiz yok; ülkemizde de konuyla ilgili çok değerli insanlar var. Sesiyle. anlatımıyla dünya tatlısının vücuda gelmiş hali gibi gözüken Nil Gün’den psiko kinesiyoloji semineri. Vücudunuz size fark etmediğiniz yorgunluğu, açlığı, sevmediğiniz yemeği, istemediğiniz sevgiliyi (bunu ben uydurdum) size söyleyebilir mi? Sanırım evet. Umarım linki kaldırmazlar da herkes yararlanabilir.

Üşenme, bunu da izle. Son zaten

Video önerilerim şimdilik böyle. Yine eklemeler yapabilirim. Takipte kal.

——————  fin————————