Enerji temizliği deneyimim: “Yüksek Benliğim ve Ben”

10-11 yaşlarındayken odamdaki divanın altında onlarca “Bilinmeyen” dergisi bulmuştum. Levitasyon, arada kalmış bedensiz ruhlar, Kirlian fotoğrafçılığı, astral seyahat, duru görü derken kendimi çatal kaşık bükmeye ya da yerden desteksiz havalanmaya çalışırken buldum.

Görmüş olduğunuz Rus teyze, yeteneğini onlarca kişinin önünde, fotoğraflatarak kanıtlayanlardan, keza Uri Geller de dünyayı dolaşıp herkesin gözü önünde kaşık bükerek ödüyor faturalarını.

Babam zamanında metafizik cemiyetindeyken almış bu dergileri, fakat sonraları cemiyette ona da saçma gelen şeyler olmaya başlayınca ayrılmış, dergiler divanın altına atılmış. Bu tip konularda inanılacaksa bile insanın çok ölçülü, kontrollü olması gerekiyor bence.

Yoksa kendini kaybetmek an meselesi. İyisi mi diyorsun, ÖSS’ydi, kariyer sitesinde CV doldurmaydı derken zaten hayat 20lerin ortalarına geldiğinde epeyce “ciddi”leşiyor, benim için de öyle oldu. Uzun yıllar bu mevzularla ilgilenmedim.

Genelde başım çok ağrır, doktora giderim, ağrı kesici yerine antidepresan yazar, boynum tutulur 1 hafta yataktan doğrulamam, fizik tedavi uzmanına giderim “hayatta her şeyin kusursuz olmasını bekleme, boynunda bir şey yok, adalelerini kasmışsın” der. Her kapı psikolojimize çıkıyor kısacası. Devlet hastanelerindepsikolog imkanı pek olmuyor, psikiyatriste gittim bir kaç kez, sonra özel hastanede psikolog ve psikiyatriste devam ettim. (hatta o maceranın konusu bu yazımda.)  Neyse, zaman geçti, bir arkadaşımın tavsiyesiyle bu kez Davranış bilimleri uzmanı ve varoluş terapistine gitmeye başladım.

Velhasıl, enerji, kuantum, telkin işlerine yeniden el atışım da 2 seneye tekabül etmekte. Kendimi tamamen fiziksel dünyaya kaptırmışken yeniden gözle görülmeyenlere odaklanmak insana sıkıntı veriyor ve inancım da kalmamış sanki. Bir de devam ettirememe sorunum var.

Örneğin EFT çalışmaları(vücudun bazı noktalarına küçük ve ritmik vuruşlar yaparak olumlu telkin cümleleri söyleyip 21 günde yeni alışkanlık  geliştirmek) gerçekten bir takım insanlarda işe yaradığını bildiğim halde 1 kez yapıp bıraktım. Zayıflamak, lisan öğrenmek ve kim bilir zorlandığımız nelere çözüm olabilecek bir teknik aslında… Yapabilseydim EFT sorunun (devam ettirememe) kendisine bile bir çözüm getirebilirdi.

Uzmanımızın geçmiş yaşam terapisi ya da enerji temizliği ile ilgili toplu çalışmaları da bulunmasına rağmen ben özellikle uzak durdum bugüne kadar. Son seansımız biraz enteresandı ve özellikle bunu paylaşmak istedim.

Öncelikle rahat bir koltuğa uzandım, üstüm örtüldü, ellerimi kalbime yakın yerlere koyup gözlerimi kapattım. Sonra yüksek benliğe hitaben sorulan sorulara parmaklarından içinden gelen herhangi birini kaldırarak cevap verdim. (Nasıl oluyor dersen, bilmiyorum. Aklımdan geçen parmağımı kaldırdığımda “evet” mi “hayır” mı demek oluyor, yahut aslında hangi parmağını kaldırdığının önemi yok mu bilmiyorum.)

Sonra ayak bileklerimden başlayarak vücudumdaki çakralarda nasıl ne renk, ne şekilde enerjiler hissettiğimi ve bunların ne zamandır orda olduklarını belirlemeye çalıştık birlikte. Örneğin sol kolumda soğukluk, bacaklarımda gerginlik ve gri bir enerji, göğsümdeyse daralmaya sebep olan pembe bir enerji tanımladım. Sonra bunlar üzerine telkin cümleleri kullandı. İçimden gülmek geliyor açıkçası böyle durumlarda.

Neyse, seans sonlandı, terapitsim “bazı cümleler yazacağım ve bunları tekrarlamanı isteyeceğim” dedi ama “hiç boşuna uğraşmayın çünkü yapmayacağım, inanmadan da bir şey yapmak istemiyorum” dedim. Gerçekten de biliyorum kendimi. “O zaman bir kaç gün sonra haberleşelim” dedi.

O gece yastığa başımı nasıl koyduysam sabah öyle uyandım dostum. Bunun nesi garip dersen, kendimi bildim bileli burnumdaki tıkanmadan dolayı uyuyamam ben, ya da sık sık uyanırım, derin uykuya hiç geçemem, ameliyat bile oldum ama bir değişiklik olmadı. Fakat nasıl olduysa işte 4-5 gecedir uyuyorum. seans sırasında bahsi geçen ve beni gülümseten “ışıklı varlıklar, onlar, bunlar” mıdır bunun nedeni, ya da psikolojik olarak mı düzeldi bazı şeyler bilmiyorum açıkçası ilgilenmiyorum da. Gerçek olan açık bir nefes yoluyla uyanma duygusunu yaşamak.

Bu hakikaten inanılmazdı.

PS: bu yazımda bulunan Nil Gün Psiko Kinesiyoloji 1. videosunun 55.. dakikasında da benzer bi şey göreceksin. Bu sistem ağrılar için de kullanılıyormuş. Bu arada ilginç bir bilgi, vücudun sağ tarafındaki ağrılar her şeyi kontrol etmeyi sevenlerde, kontrolü kaybetme korkusu yaşayınca olurumuş, sol taraf ise yaratıcı gücünü kullanamadığınızı hissettiğinizde yaşanırmış. Sırttaki ağrılar geçmişteki kıskançlık, kızgınlık, affedemeyiş sebepliyken ön taraftaki ağrılar da şimdiki anın içerisinde yaşanan sorunlardan kaynaklı. Böylece sağlı sollu girişen ağrılarımın sebebini de çözdüm, sende de varsa videoların tamamını izlemende fayda var.

Reklamlar

“Kişisel Gelişim Çok Güzel, Gelsenize!”

Genetik olarak sinirli, takıntılı, aşırı hassas, ruhsal zemini kaygan-gittiğim psikologlardan birinin tabiriydi bu- kompleksli ve ezik bir teenage dönemi geçirdikten sonra hasarlı devam eden yıllarda epeyce psikolog ve psikiyatr kapısını aşındırdım. Ne doktorlar ne ilaçlar derdinize temelde çare olamıyor.

Afrika’daki açları düşünüp önüme sunulan nimetlerden memnuniyet duymayı başaramadım, ya da kanserli çocukları düşünüp hayatın çok güzel olduğunu hatırlamam gerektiğinde 1-2 günden uzun sürmedi. Hep suratsızdım, bulduğum her fırsatta hep şikayetlendim. Kötü nefesimle çevremdeki herkesi boğdum. Ta ki “e yeter bu halim” deyip sazı elime alıp kişisel gelişimle ilgilenmeye başlayana kadar.

Sana beni gerçekten etkilemiş olan bir video seçkisi yaptım, belki hepsini gördün, belki de bazılarına rastlamadın. O halde başlayalım.

İyimserlikte 108 yıllık mihenk taşı. Alice Herz. 

aaliceherz

Teyzemiz röportaj yapıldığı sıralarda 108yaşını sürüyor. Bir yahudi, bir anne, bir piyano virtuozu-ve 2006’da ölene kadar piyano çalmış- ikinci dünya savaşından da nasibini almış, oğluyla beraber toplama kampına gönderilmiş ve güçlü duruşundan mı, şansından mı bilinmez, holokosttan kurtulmuş. 25 yılını kanserle geçirmiş.

Alice Herz Sommer röportajını Türkçe alt yazılı olarak buradan izleyebilirsin.

Pesimistlere Tokat gibi; Nick Vujicic

nnick-vujicic

Nick Vujicic. Bu güpgüzel gözlü, şahane gülüşlü adam, doğuştan kolsuz bacaksız ama ölümüne mutlu! Gülben Ergen gibi “magazinci görünce porselen dişlerini çıkaran” değil, yanlış olmasın. Samimi mutlulardan. Ve hayat dolu. Bize nispet yapar gibi.

Kısaca bi göz atmak isteyen varsa Nick’in hayata bakış açısı şöyle

Daha uzun ama etkileyici olanı, vaktin varsa Türkçe altyazılı olarak bunu izlemeni tavsiye ederim.

Ve şimdi de bu harika adam evlenmiş. Meraklısına, mutluluk pozları burada

Harika (mı) Çocuk Steve Jobs; Aç Kal, Budala Kal

sssteve-jobs

Apple’ın kurucusu Steve Jobs’ın biyografisini okuduğumda adama olan sempatim nerdeyse yok olmuştu. Apple’ın kurucusu, imac, ipod, itunes’un yaratıcısı olarak bilinen Jobs aslında sırtına basarak geçtiği insanların ismini anmayan bir patron olarak akıllarda kalmış. Bu küçük dedikodudan sonra her şeye rağmen beni benden alan bu konuşmasını bu bölüme koymadan olmazdı.

Kadife Sesli Kişisel Gelişimci Nil Gün ve Bedenin Bilgeliği 

nnilgun

Artık finale yaklaşıyoruz. Hep ecnebilerden gidecek halimiz yok; ülkemizde de konuyla ilgili çok değerli insanlar var. Sesiyle. anlatımıyla dünya tatlısının vücuda gelmiş hali gibi gözüken Nil Gün’den psiko kinesiyoloji semineri. Vücudunuz size fark etmediğiniz yorgunluğu, açlığı, sevmediğiniz yemeği, istemediğiniz sevgiliyi (bunu ben uydurdum) size söyleyebilir mi? Sanırım evet. Umarım linki kaldırmazlar da herkes yararlanabilir.

Üşenme, bunu da izle. Son zaten

Video önerilerim şimdilik böyle. Yine eklemeler yapabilirim. Takipte kal.

——————  fin————————